Çalıştay Sonuç Raporları

Engelsiz Üniversite Çalıştayı Sonuç Raporu

 

Bu çalıştayÜniversitelerde Engellilere Yönelik Ayrımcılığın Araştırılması veAyrımcılığa Karşı Kurum Kültürü Oluşturma Çalışmalarının Etkililiğinin Değerlendirilmesi” Projesi kapsamında düzenlenmiştir.

 Proje Ekibi: Yrd. Doç. Dr. Alev Girli, Doç. Dr. Günay Kırkım,  Doç. Dr. Hatice Sarı,

Yrd. Doç. Dr. Selnur Narin

 Proje, 5 Haziran 2012'de başlamış olup, 24 ayda tamamlanarak 5 Haziran 2014'te sonuçlanacaktır.

 Proje iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşama araştırma kısmı, ikinci aşama ise ayrımcılığa karşı kurum kültürü oluşturma etkinliklerinin yapıldığı uygulamaları içermektedir.

  Projenin birinci yılında engellilerle yönelik tutumlar,  engellilerle ilgili bilgi ve ayrımcılık konusunda Sağlık ve Eğitim Kampuslarında araştırma verileri toplanmış, sonuçlar değerlendirilmiştir.

 2013-2014 öğretim yılında ise pilot kampüsler olan Buca Eğitim Fakültesi, Sağlık kampusu ve 75. Yıl İlköğretim Okulunda engelliler ve hakları, ayrımcılık konusunda farkındalık yaratma etkinlikleri yapılarak, genel olarak ayrımcılığa ve özellikle engellilere yönelik ayrımcılığa karşı bir kurum kültürü oluşturması hedeflenmektedir. Yapılan bu çalışmanın etkileri de veri toplanarak değerlendirilecektir.

 Bu çalıştay, ikinci aşamanın etkinliklerinden biri olarak gerçekleştirilmiştir.

  

 

 DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ

ATÖLYE ÇALIŞMASI
"ENGELLİLERE YÖNELİK AYRIMCILIK : SORUNLAR VE ÇÖZÜM YAKLAŞIMLARI"
PROGRAM:
 
3 ARALIK 2013
09.00 - 10.00 Kayıt
10.00 - 10.30 Müzik Dinletisi - Solist: Eyüp Sultan AYLAR
10.30 -11.00 Açılış Konuşmaları
Yrd. Doç. Dr. Alev GİRLİ (Proje Koordinatörü)
Prof. Dr. Mehmet FÜZÜN (Rektör)
11.00 - 12.00 Konferans
"Engellilik Algısını Oluşturan Psiko Sosyal Etkenler"
Prof. Dr. Recep YAPAREL (DEÜ Rektör Yardımcısı)
12.00 - 13.00 Öğle arası
13.00 - 14.30 Çalışma Grupları (Sorunları belirleme oturumları)
14.30 - 15.00 Kahve Molası
15.00 - 17.00 Grupların Sunumları
17.00 - 18.00 Kokteyl
18.00 - 20.00 Dans Gösterisi - Tarz Dans Grubu
 
4 ARALIK 2013
10.00 - 12.00 Çalışma Gruplar ( Çözüm önerileri oluşturma oturumları)
12.00 - 13.00 Öğle arası
13.00 - 15.00 Çalışma grupları sonuçları -Tartışma
15.00 -15.30 Kahve Molası
15.30 -16.00 Piyano Dinletisi - Solist: Beril ZORLU
16.00 -16.30 Çalıştay Sonuç Raporu
 
ÇALIŞMA GRUPLARI:
1-Eğitim ve Bilgiye Erişimde Engelli Ayrımcılığı
-Moderatör: Claire ÖZEL - ODTÜ
2- Sağlık Alanında Engelli Ayrımcılığı
-Moderatör: Dr. Bediha TÜRKYILMAZ - İzmir İl Sağlık Müd.
Doç. Dr. Hatice ŞAHİN - EGE Ünv.
3-Kültürel Toplumsal Yaşama Katılımda Engelli Ayrımcılığı
- Moderatör: Engin YILMAZ - GETEM
Yrd. Doç. Dr. Mustafa Özhan KALAÇ - Celal Bayar Ünv.
4- Adalete Erişimde Engelli Ayrımcılığı
-Moderatör: Yrd. Doç. Dr. Koray DOĞAN – DEÜ
 
Düzenleyenler:
Yrd. Doç. Dr. Alev GİRLİ (DEÜ Buca Eğitim Fakültesi)
Doç. Dr. Günay KIRKIM (DEÜ Sağlık Meslek Yüksekokulu)
Yrd. Doç. Dr. Selnur NARİN (DEÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu)
Doç. Dr. Hatice Yıldırım SARI (İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik
Bölümü)
Aylin ÇEPİŞ (DEÜ Engelli Öğrenci Birimi Sorumlusu)
 
 
 

Çalıştayın içeriğini oluşturan kavramsal temeller

 Birleşmiş Milletler (BM) çerçevesinde özürlülüğe dayalı ayrımcılığın önlenmesi hedefi, toplumda farklı olana yönelik sosyal önyargılar nedeniyle engellilere karşı oluşabilecek olumsuz algı, yaklaşım ve davranışları ortadan kaldırmak amacını taşır. Bu tanım negatif ayrımcılığın ortadan kaldırılması hedefinin bir parçası olarak, fiziksel veya bedensel özürleri nedeniyle eşit muamele görme ve sosyal yaşamın her alanına katılma konusunda türlü engellerle karşılaşan kişilerin önündeki engelleri kaldırma amacını da içermektedir.

 Engelliliğe dayalı ayrımcılığın çeşitli türlerinin farklı boyutlarda ortadan kaldırılabilmesi için yalnızca yasal ve idari düzenlemelerin yapılması yeterli değildir. Bu düzenlemelerden beklenen yararı elde edebilmek için bilgi, farkındalık ve katılım boyutlarının bir arada olması gerekir (Atalay & Sayım Vural, 2007).

 ÖZİDA, (2009).tarafından yapılan bir araştırmada, katılımcıların %46.6 sı engellilere yönelik önyargıların varlığından söz etmiştir. Yurtdışında yapılmış çalışmalarda benzer şekilde, engellilerin hem genel olarak hem de özel olarak önyargılara ve ayırımcılığa maruz kalmakta olduğu ve günümüzde önyargılar ya da ayrımcı tutumların, eskisinden farklı olarak üstü örtülü biçimlerde ortaya çıktığı belirtilmektedir (Deal, 2007).

 İnsanlar çoğu zaman engellilik ve engelliler hakkında bilimsel olarak doğru bilgilere sahip olmadıkları gibi, engellilere yönelik tutumlarının olumsuz ve zarar verici olduğunun farkında bile değillerdir. Engellilerin karşılaştığı pek çok tepki sosyal tutumlardan kaynaklanmaktadır (Antonah ve Livneh, 2000)

 Çalışmalar, engellilerin toplumla bütünleştirilmeleri ile ilgili olumlu gelişmelerin çok yavaş olduğunu ve daha zor değişen ve yaygın olan tutumsal engellerin varlığını sürdürdüğünü göstermektedir (McCoughey & Strohmer, 2005).

 Bu nedenle, olumsuz tutumların, önyargıların ve ayrımcılığın önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasına, tutum değiştirme programlarının oluşturulmasına ve bunların hayata geçirilmesine ihtiyaç vardır. Engellilere yönelik olumsuz tutumlar, önyargılar, ayrımcılık ve bunların sonuçları hakkında birey ve toplum düzeyinde farkındalık geliştirilmesi gerekmektedir.

 Engelli bireylere yönelik olumsuz tutumları değiştirmede pek çok teknikten yararlanılmaktadır. Bu teknikler üç genel başlık altında toplanabilir:

Bilgilendirme, simülasyon ve kişisel İlişki kurma

 Bu bilgiler ışığında engelli olmayan üniversite öğrencileri ve çalışanlarının engelli bireylerin sorunları, karşılaştıkları ayrımcı uygulamalar ve hakları konularında bilgilenmeleri ve engellilerle ilişki kurmalarını sağlayacak, birlikte çalışacakları bir ortam oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu yolla etkili olan üç yöntemden ikisi olan bilgilendirme ve kişisel ilişki kurma sağlanmıştır.

 

Çalıştay Katılımcıları

 Katılımcı profili çalıştayın amacını gerçekleştirmeye uygun bir yapıda oluşmuştur.

 Çalıştaya toplam 249 kişi katılmıştır. Katılımcıların 181’i öğrencidir, çoğunu, Buca ve Sağlık kampusundaki öğrenciler (proje hedef kampüsleri)oluşturmaktadır ve diğer fakülteler ve üniversitelerden de öğrenci katılımcılar bulunmaktadır.  

 Diğer katılımcılar olan 68 kişi, 8  engelli derneği ve mesleki derneklerin, vakıfların üyeleri ve temsilcileri, akademisyenlerden oluşmaktadır.

 İki günlük süreçte öğrenciler hem bilgilenmişler, hem de çalıştayda engellilerin sorunlarını kendilerinden dinlemişler ve engelli bireylerle birlikte çözümler üzerinde düşünce üretmişlerdir. Ayrıca kahve molaları, yemek saatlerinde engellilerle sohbet etme ve birlikte zaman geçirme olanağı bulmuşlar, böylelikle engellilerle ilişki kurma amacı gerçekleşmiştir.

 Engelliler tarafından gerçekleştirilen sanat performansları öğrencilerin engellilerin eğitimi ile elde edilecek kazanımları konusunda farkındalıklarına katkı sağlamıştır.

Aşağıda, dört çalışma grubunun kendi konularında ülkemizdeki engelli bireylerin yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri özetlenmiştir.

  

“Engellilere Yönelik Ayrımcılık: Sorunlar ve Çözüm Yaklaşımları” Atölye Çalışması

Eğitim ve Bilgiye Erişimde Engelli Ayrımcılığı Grubu Raporu

 Moderatör: Claire Özel (ODTÜ) ve  Özge CAN  (Yaşar Üniversitesi)

Sekreterler: Bilal Özbek ve Filiz Karadağ (DEÜ)

Bu çalışma grubu,  aileler, öğrenciler, dernek temsilcileri, akademisyenler ve engelliler gibi farklı özellikleri olan katılımcılardan oluşmuştur. Modertaörlerin önerisiyle, çok kalabalık bir grup olması nedeniyle, 9 alt grup oluşturulmasına karar verilmiştir. Önce bu 9 alt grup kendi içinde fikirler ürettiler.  Üretilen tüm düşünceler listelendi ve birlikte bu fikirler üzerinde tartışıldı. Aynı konu üzerinde çalışmak isteyen iki grup olması nedeniyle üretilen fikirler aşağıda yer alan 8 başlık altında toplandı:

  1. Erken müdahale programlarının yetersizliği ve bu alanda program geliştirilmesi için çalışmalar yapılması (1)  ve  (5) nolu gruplar
  2. Eğitimcilerin engelli öğrencilere yönelik tutumları ile ilgili sorunlar ve tutumların olumlu yönde değiştirilmesi için yapılması gereken çalışmalar (4) nolu grup
  3. Engellilere yaşam boyu eğitim sağlanması (9) nolu grup
  4. Engellilere eğitim veren eğitimcilerin niteliği ile ilgili sorunlar ve eğitimci eğitilerek niteliklerinin arttırılması (8) nolu grup
  5. Engellilerin eğitiminde sosyoekonomik, sosyal kültürel farklılıklar gibi nedenlerden doğan farklılıkların azaltılması (2) nolu grup
  6. Eğitim ortamlarının farklı engel gruplarına uygun olmaması, bilgiye erişimle ilgili sorunlar. Özellikle kütüphanelerin, laboratuvarların görme engelli bireylerin yararlanacağı şekilde düzenlenmesi (3) nolu grup
  7. Eğitim sürecinde aile eğitime önem verilmemesi, aile eğitimine yönelik çalışmaların arttırılması (6) nolu grup
  8. Engellilerin eğitiminde derslerin içerikleri, materyal ve araç gereçlerin nitel ve nicel olarak yetersizliği ve bu amaçla çalışmalar, düzenlemeler yapılması (7) nolu grup

Gruplar bu konular üzerinde 20 dakika tartıştılar. Sürenin bitiminde her grubun katılımcıları söz alarak düşüncelerini ifade ettiler.

I-Erken Müdahale Programları

Sorunlar:

  1. Engelli çocuk doğumunu önleme çalışmalarının yetersizliği.
  2. Evlilik öncesi anne-baba adaylarının testler ve diğer değerlendirme yöntemleriyle yeterince incelenmemesi.
  3. Toplumun akraba evliliklerinin yol açabildiği engeller konusunda bilgi yetersizliği.
  4. Yeni doğan bebeklerin sağlık kontrolleri, aşılama ve diğer sağlık hizmetlerinden yararlanmaları konusunda yaşanan sorunlar nedeniyle engelli bireylerin sayılarının artması.
  5. Çocukluk kazalarına bağlı sakatlanmalar konusunda ailelerin bilgi düzeylerinin yeterli olmaması,
  6. Eğitim merkezleri ve okullarda erken çocukluk döneminde ailelerin eğitim aşamasına aktif olarak katılmasını sağlayacak düzenlemelerin olmaması
  7. Yetersizliği olan bireylerin doğumdan itibaren (0-3 yaş) arası her türlü eğitim ve destek hizmetlerini almaları için yeterli ve gerekli yasal düzenlemelerin olmaması.
  8. Okullarda anasınıfları ve okul öncesi sınıflarında kaynaştırma uygulaması sürecinde destek eğitim hizmetlerinin yetersizliği.
  9. Doğum sonrasında mümkün olan en erken dönemde tanılamanın her zaman yapılamaması, bu nedenle birçok bireyin engellerinin okul çağına gelmeden fark edilmemesi,
  10. Akraba evliliği gibi ailede engelli bebek doğmasına neden olabilecek, risk faktörleri olmasına rağmen, risk grubunda olduğu belirlenen bu çocukların gelişimlerinin takibe alınmaması,
  11. Ailelerin risk faktörleriyle ilgili bilgilerin ve farkındalıklarının yeterli olmaması,
  12. Sosyal devlet anlayışının çok oturmamış olması nedeniyle tanı, tedavi sürecinin uzaması ve eğitim olanaklarına tüm ailelerin ulaşamaması,

Çözüm önerileri:

  1. Engelli çocuk doğumunu önlemek için, evlilik öncesi ailelerin medya ve diğer yaygın eğitim araçlarıyla bilgilendirilmesi,
  2. Erken tanı yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve takip edilmesi
  3. 0-3 yaş bebeklik dönemi erken müdahale olanağının her ailenin ulaşabileceği şekilde devlet tarafından düzenlenmesi,
  4. Çocukluk kazalarına bağlı sakatlanmalar konusunda ailelerin gerekli bilgilendirme çalışmalarının yapılması ve bu hizmetlerin ücretsiz sunulması
  5. Erken çocukluk döneminde ailelerin eğitim aşamasına aktif olarak katılmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması. Bu konuda yasal düzenlemeler, aileleri ve eğitimcileri bilgilendirici çalışmaların yapılması.
  6. Tanı aileye bildirilmeden önce ailelerin konu hakkında ön bilgilendirme ile duygusal olarak hazırlanması  
  7. Kaynaştırma uygulamasının erken çocukluk döneminden başlayarak önemin vurgulanması ve yaygınlaştırılması için gerekli düzenlemelerin yapılması
  8. Eğitim sürecinde olan öğretmenlere hizmet içi eğitimler sayesinde engelliler ve kaynaştırma uygulaması hakkında bilgi düzeylerinin arttırılması
  9. Sertifika programlarının üniversitelerde alanında uzman kişiler tarafından verilmesi ve bu eğitimin uygulamayı da içermesi,
  10.  Sadece Eğitim Fakültelerinde zorunlu olan özel eğitim dersinin tüm fakültelerde zorunlu ders haline getirilmesi
  11. Risk faktörleri konusunda aileleri bilgilendirici çalışmaların yapılması,

II-Engelli Öğrencilere Yönelik Tutumlar

Sorunlar:

  1. Okullarda kaynaştırma uygulaması sürecinde öğretmenlerin olumsuz tutumları nedeniyle öğrencilerin yaşadığı olumsuz durumlar (dışlanma, akademik olarak eğitimde aksamalar vb.).
  2. Akranların engelli öğrencileri dışlamaları, hatta bazen istismar etmeleri veya kötü davranmaları,
  3. Üniversitelerde engelli öğrencilere yönelik fiziki koşullar, materyaller ve bilgiye erişim olanaklarının yeterli olmamamsı,
  4. Üniversitelerde sınavlarda engelli öğrenciler için yapılması gereken düzenlemelerin öneminin her öğretim üyesi tarafından yeterince fark edilmemiş olması,

Çözüm önerileri:

  1. Öğretmenlerin engelli öğrencilere yönelik dışlayıcı olumsuz tutumlara sahip olmamaları için Eğitim Fakültelerinde Kaynaştırma Eğitimine ilişkin derslerin zorunlu olması ve sayısının arttırılması.
  2. Yükseköğretimdeki öğretim üyelerine yönelik farkındalık faaliyetlerinin arttırılması
  3. Eğitim- öğretim sisteminde her kademede öğrencilere engelli hakları konusunda bilgilendirme yapılması
  4. Rehber öğretmeler ve sınıf öğretmenlerinin işbirliği ile engelli öğrencilerin akaranları tarafından sosyal kabulunu sağlayıcı çalışmalar yapılması,
  5. Normal gelişim gösteren çocukların ailelerini bilgilendirici çalışmalar yapılması.

III.Engellilere yaşam boyu eğitim sağlanması

Sorunlar:

  1. Engellilerin istihdamı için yeterli eğitim olanağı sağlanamaması,
  2. Eğitim olanaklarından yeterince yararlanamamış yetişkinlere beceri kazandıracak eğitimlerin verilmemesi nedeniyle iş bulamamaları,
  3. Özel eğitim okullarına devam eden engellilerin eğitimlerinin 23 yaşında sonlandırılması
  4. Yaygın eğitim kurumlarına devam eden 23 yaş üstü engellilere uygun ortam ve uzman eğitimcilerin sağlanamaması,
  5. Ailelerin engelli çocuklarını geçici veya kalıcı olarak bırakabilecekleri yaşam evleri, aktivite merkezleri gibi kurumların olmaması,
  6. Farkındalık çalışmalarının eksikliği nedeniyle engellilerin sosyal yaşama entegrasyonunun sağlanamaması

Çözüm önerileri:

  1. Yaşam boyu farkındalık çalışmalarının yapılması ve toplumsal yaşamın her alanında engellilerin sosyal kabulü önündeki zihni engellerin kaldırılması
  2. Eğitimin teşhisten itibaren hayat boyu sürecek şekilde planlanması
  3. Engellilerin eğitimlerinin 23 yaş ile sınırlandırmaması bundan sonra da devam etmesi,
  4. Halk eğitim merkezlerinin engellilerin de eğitim alabileceği fiziki koşullara kavuşturulması, uzman personel sağlanması,
  5. Engelli ailelerin kendilerinin vefatından sonra engelli çocuklarının yaşamıyla ilgili kaygılarının yasal düzenlemeler yoluyla çözüme kavuşturulması,
  6. Engelli yetişkinlerin ailelerinden ayrı bir yerde hayatlarını devam ettirmelerini sağlayacak yaşam merkezleri kurulması

IV. Eğitimcilerin Niteliği

Sorunlar:

  1. Yetiştirilen öğretmenlerin engellilerin eğitimi konusunda yeterliliklerinin yanı sıra özel eğitim etiğine de sahip olmaları konusunda yaşanan sorunlar, mesleğin profesyonellikten, sabır ve şefkatten uzak olarak yürütülmesi,
  2. Eğimcilerin uygulama sürecine ilişkin yeterince tecrübeli olmaması,
  3. Özel eğitimde öğretmenlere destek elemanları olmaması
  4. Mesleki eğitimin sürmesini sağlayacak mekanizmaların yeterli olmaması,
  5. Eğitimcilerin mesleki gelişimlerinin teşvik edilmemesi,
  6. Farklı tanı gruplarında çalışılabilecek öğretmenlerin ayrı ayrı yetiştirilmemesi,
  7. Eğitimci yetiştirmek için açılan sertifika programlarının yeterli olmaması,
  8. Akademik çalışmaların uygulamada yeterince kullanılmaması ve yapılan çalışmaların uygulamaya uygunluğunun saptanmaması,
  9. Eğitim alan öğrencilerdeki ilerlemenin kontrolünün sağlanmaması,

Çözüm önerileri:

  1. Yetiştirilen öğretmenlerin mesleğe uygunluğun da dikkate alınması (Türkiye’de meslek seçimi kriterlerinin ilgiler ve yetenekler doğrultusunda olmaktan çok “değerler” doğrultusunda olması)
  2. Özel Eğitim Bölümlerinde var olan anabilim dallarına, Otizm Spektrum Bozukluğu Olanların Eğitimi, Öğrenme Güçlüğü Olanların Eğitimi Anabilim Dallarının eklenmesi
  3. Öğretmenlerin eğitim-öğretim uygulamalarında kaliteyi arttırmak ve yeniliklerin uygulanıp uygulanmadığını denetlemek amacıyla mekanizmaların oluşturulması
  4. Özel eğitimci ihtiyacına gidermek için açılan sertifika programlarının üniversitelerde alanda uzman kişiler tarafından verilmesi ve bu eğitim içerisinde uygulamanın ayrı bir alan olması
  5. Üniversitelerde uygulama okulları sayesinde teori ve uygulaman birlikte yürümesinin sağlanması
  6. Engellilere verilen fen eğitimi vb branş eğitimlerinin eğitim fakültelerindeki branş ve özel eğitim alan öğretim üyelerinden iki grubun öğrencilerinin birlikte alması
  7. Tüm fakültelerde özel eğitim dersinin zorunlu ders haline getirilmesi
  8. Üniversitelerde akademisyenlerce yapılan çalışmalar ve sonuçlarının her eğitim-öğretim dönemi sonunda MEB bünyesinde faaliyet gösteren okullara bildirilmesi

V. Engellilerin eğitiminde sosyoekonomik vb sebeplerle doğan farklılıkların azaltılması

Sorunlar:

  1. Özellikle sosyo-ekonomik koşulların yetersizliği nedeniyle bazı ailelerin eğitim ve sağlık hizmetlerine yeterince ulaşamaması,
  2. Eğitim yetersizliği veya bilgi eksikliği nedeniyle eğitimin öneminin farkında olmama,
  3. Ekonomik yetersizlik nedeniyle engellilerin suiistimal edilmesi,
  4. Yöneticilerin yetkilerini yeterince kullanmaması nedeniyle yasaların uygulanmasında yaşanan sorunlar. Örneğin, müdürlerin BEP hazırlama konusunda eğitimcilere yetkilerini kullanmaması
  5. Bazı ailelerde kadercilik anlayışının yaygın olması nedeniyle eğitim için çok çaba gösterilmemesi
  6. Ekonomik imkânların engellilerin eğitimi için her zaman uygun şekilde kullanılmaması,
  7. Sosyal bilinç düzeyinin kazanılmamış olması, bilgi eksikliği, kurumlar arası işbirliğinin olmaması nedeniyle tanı ve tedavi, eğitim süreçlerinin aksaması

Çözüm önerileri:

  1. Devletin bu konudaki yatırımlarını arttırması (bu amaçla medya araçlarının kullanılması)
  2. Gönüllülük faaliyetlerinin arttırılması
  3. Bilgiye erişim için temel ihtiyaçların giderilmesi
  4. Derneklerin faaliyetlerine mali desteğin arttırılması
  5. Öğrencilerin dernek faaliyetlerine katılmaya teşvik edilmesi (şuanda burada bulunan tüm öğrencilerin derneklerle bağlantı kurması sağlanabilir)
  6. Kırsal kesimlere özel eğitim hizmeti sağlayacak kurumların arttırılması
  7. Engellilere yönelik hizmetlerin maliyetinin düşürülmesi veya iyileştirilmesi

VI. Kütüphanelerin ve laboratuarların görme ve diğer engelli bireylerin yararlanacağı şekilde düzenlenmesi

Sorunlar:

  1. Kütüphanelerin görme engelli bireylerin yararlanacağı şekilde düzenlenmemesi bilgisayar donanmaların olmaması, dijital kütüphanelerin oluşturulmaması, basılı kaynakların yetersizliği,
  2. Okul kütüphanelerinde engellilerin ders çalışmasına olanak sağlayacak düzenlemelerin olmaması,

Çözüm Önerileri

  1. Engelli sayısının doğru olarak belirlenmesi ve buna göre talebi karşılayacak hizmet sağlanması
  2. Görme engelliler için bu merkezlerdeki gerekli donanımların sağlanması
  3. Engellilere temin edilecek hizmetler için işbirliği sağlayacak protokollerin arttırılması
  4. Kütüphane, lobratuar gibi ortamlarda teknik altyapının sağlanması
  5. Ders çalışma ortamlarının engellilere uygun hale getirilmesi

VII. Aile eğitimine yönelik çalışmaların arttırılması

Sorunlar

  1. Ailelerin doğum öncesinde engelli çocuk doğma riskleri hakkında bilgilendirilmemesi,
  2. Annelerin engelli bebek bakımı konusunda bilgi olmaması,
  3. Tanı ve tedavi sürecinde ailenin yeterince bilgilendirilmemesi
  4. Ailenin eğitim sürecine katılması için eğitilmemesi,
  5. Ailenin gelişim süreçleri hakkında bilgi sahibi olmaması nedeniyle tanıda gecikmeler olması
  6. Tanı sürecinde yer alan uzman sayısının bazı yerlerde yetersiz olması
  7. Engelliler konuda eğitilmiş sağlık personelinin eksik olması,
  8. Okul aile birliğinin engelli çocukların ailelerini kapsayıcı çalışmalar yapması konusunda yetersiz kalması
  9. Ailelerin bireylerinin ruh sağlığını koruma ve duygusal destek sağlama çalışmalarının yaygın olmaması
  10. Kaynaştırma eğitiminde ailelere yeterince rehberlik yapılmaması

Çözüm Önerileri

  1. Doğum öncesi ailenin bilgilendirilmesi
  2. Ailelerin çocukların gelişim düzeyleri ve bu doğrultuda aldıkları eğitim hakkında bilgilendirilmeleri
  3. Doğum sonrası süreçte kontrollerin uzman merkezlere bağlanarak takibinin sağlanması
  4. Aile eğitiminin sürdürülebilir olabilmesi için uzaktan eğitim, kamu spotu, okullardaki rehberlik servisleri ve sosyal hizmetler kurumları aracılığıyla sürdürülmesi,
  5. Aile destek grupları kurulması için rehberlik servislerinin çalışma yapması
  6. Ailenin ruh sağlığının korunmasına yönelik çalışmalar yapılması
  7. Kardeşler arasında iletişim sağlamak amacıyla çalışmalar yapılması

VIII. Engellilerin eğitiminde içerik, materyal vb düzenlemeler yapılması

Sorunlar

  1. 1.Eğitim materyalleri ve kaynakların yetersizliği,
  2. 2.Var olan kaynakların ve materyallerin maliyetlerinin yüksek olması
  3. 3.Yapılan sınavlarda (eğitim sürecinde eğitim kademelerin arası geçişler vb.) yazılı materyallerin engel özelliklerine göre sunulmaması,
  4. Sınavlarda gözetmen vb personelin, ortamın ve kaynağın uygun olarak sağlanmaması,
  5. işitme engelli öğrenciler için uygun olacak simülasyon programlarının eksikliği ve sözel anlatım yönteminin sürekli kullanılıp bu öğrencilerin göz ardı edilmesi

Çözüm Önerileri

  1. Görme engelliler için Braille alfabesinde düzenlenen kitapların ücretsiz olarak devlet tarafından sağlanması
  2. Yasal düzenlemeler ile tüm öğrencilere eşit olarak uygun materyallerin sağlanması
  3. Sınavlarda engelliler için (büyük punto, yeterli gözetmen vb) düzenlemeler yapılması
  4. Özel Eğitim Bölümlerinde Otizm Spektrum Bozukluğu Olanların Eğitimi, Zihin Engelliler Öğretmenliği, Öğrenme Güçlüğü Olanların Eğitimi Anabilim Dalları olarak faaliyet göstermesi

 

 

SAĞLIK ALANINDA AYRIMCILIK

04.12.2013 ve 05. 12. 2013 tarihlerinde Dokuz Eylül Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Çalıştayda, Sağlık Alanında Ayrımcılık konulu çalışma grubu Doç.Dr. Hatice ŞAHİN ve İzmir İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Cengiz Balaban moderatörlüğünde yürütülmüştür. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz AD ve Odyometri bilimdalı öğretim üyeleri ve öğrencileri, DEÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu öğretim üyeleri ve öğrencileri, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri ile engelli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, engelli bireyler ve aileleri katılmışlardır. 

SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER

  1. SOSYAL GÜVENCENİN OLMAMASI

Her birey sağlık sigortası kapsamında olmasına rağmen sağlık güvencesinden yararlanamadıkları durumlar bulunmaktadır. Engelli bireyler 2022 sayılı yasa kapsamına alınmışlardır.  Ancak 3. Basamak üniversite hastanelerinden yararlanamıyorlar, Sağlık Bakanlığına bağlı her düzey devlet hastanelerine gidebiliyorlar.

Çözüm Önerisi: Şu anda sağlıklı olmak yarın sağlıklı olmanın garantisi değildir o nedenle, engelli bireylerin, gelecekte karşılaşabilecekleri sağlık sorunları açısından farkındalıklarının geliştirilmesi önemlidir. Engelli STK’lar engelli bireyleri, sosyal güvence kapsamına alınmaları açısından Kaymakamlıklara yönlendirebilirler.

 

  1. GEBELİKTE ENGELİN TESPİT EDİLEMEMESİ VE TESPİT EDİLDİĞİNDE DE YAPILACAK GİRİŞİMLER KONUSUNDA BELİRSİZLİKLER:

Çözüm Önerisi: Gebeliklerin sağlık profesyonelleri tarafından erken dönemde yakalanması, iyi bir izlem sistemi yürütülmesi, riskli gebeliklerin  (geç yaş gebelikler, önceden engelli çocuğa sahip olanlar, düşük-ölü doğum öyküsü olanlar, engelli gebeler) yakından ve sık izlenmesi konusunda çalışmalar geliştirilebilir.  

  1. ENGELİN ÖNLENMESİNE YÖNELİK ÇALIŞMALARIN SINIRLI OLMASI

Çözüm Önerileri: Gebelikte ikili-üçlü test, doğumdan sonra Fenilketonüri, Hipotrioi,  Biyotinidaz eksikliği, yenidoğan işitme taraması, hemoglobinopati taraması,  gelişimsel kalça displazisi taraması Sağlık Bakanlığı tarafından sürdürülüyor. Evlilik öncesi danışmanlık yaygınlaştırılabilir, önyargılara yol açmaksızın bilgilendirme yapılabilir. Nüfusa bağlı sağlık sistemine göre 300-3500 bireye bir hekim bakım vermekte. Aile hekimlerinin ve aile hemşirelerinin gebeliği erken tespiti konusunda çalışmalara ağırlık verilebilir. Aile hekimleri ve hemşirelerinin sürekli eğitimlerinde bu konulara yer verilebilir. Kronik hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan ileri yaş engelliliklerle ilgili tarama programlarının aile hekimleri tarafından sürdürülmesine devam edilmeli. Bağışıklama programları ülkedeki güncel gelişmelere göre planlanmakta, bağışıklama programlarının başarısını arttırarak devam etmesi sağlanmalı. (1998 yılında çocuk felci eradike edildi ancak savaşlar nedeniyle yaşanan göçlerle birlikte çocuk felci tekrar görülmeye başladı). Televizyonda, hastanelerde bilgilendirici kısa yayınlar yer alabilir. Aile hekimlerinde basılı materyaller halka bilgilendirme amacıyla verilebilir. Doğumların sağlık kurumlarında yapılması, sağlık personelinin eğitimi, yenidoğan canlandırma eğitimi, sağlık personeline beceri, kritik karar verme eğitimi verilmesi yaygınlaştırılabilir. Adölesan gebeliklerin önlenmesi riskli gebeliklerin önlenmesi açısından önemlidir.  

  1. ENGELLİ OLMA DURUMUNUN AİLEYLE PAYLAŞILMASI:

Olumsuz haber verme konusunda sağlık profesyonellerinin eğitiminin yetersiz olması ve engeli olan bireylerin ve ailelerinin bu konuda olumsuz deneyimleri sıkça yaşaması.

Çözüm önerisi: Bu konuda hizmet içi eğitimler düzenlenebilir.  İyi rol modellere gereksinim bulunmakta. Engel durumu aile ile belirli bir saygı çerçevesinde paylaşılmalı. Engelin, olumsuz haberin aileye sağlık profesyonelleri tarafından, profesyonel iletişim teknikleri kullanılarak verilmesi sağlanmalı.

  1. SAĞLIK PERSONELLERİNİN ENGELLİ BİREYLERLE ETKİLEŞİM SORUNLARI:
  1. Engelli bireye yetince zaman ayırmama:
  2. Gerekli bilgileri vermede isteksizlik (zaten duymuyor, zaten anlamıyor)
  3. İlaç kullanımını tarif etmeme
  4. Engelli bireyi birey olarak kabul etmeme, yanındaki bireyle dolaylı şekilde iletişim kurma
  5. Sağlık profesyonelinin yazı ile iletişim kurma çabası (işitme engelli bireylerin okuma yazması iyi değilse, yazı ile iletişim etkili olmamakta)  
  6. Yapılacak işlem hakkında bilgi verilmemesi (görme engelli bireyin işlem yapılırken o anda hangi işlemi yaptığını açıklamaması)
  7. Tıbbi işlemlerde zorlama (normal doğum isteyen işitme engelli bir hanıma hekimin “ben seninle yeterince iletişim kurmamam” diyerek sezaryen doğum yaptırmak istemesi) 
  8. Yapılacak işlemlerin avantaj ve dezavantajları hakkında yeterli bilgi verilmemesi (işitme engelli bireylere geç yaşlarda implant uygulanması)

Çözüm Önerisi: Sağlık profesyonellerinin mesleki eğitiminde engelli bireylerle etkileşim konusunda eğitim verilmeli, hizmet içi eğitimler düzenlenmeli.  Hizmet içi eğitimler yetişkin eğitimine uygun yöntem ve içerikte verilmeli.  Sağlık profesyonellerine konu hakkında eğitim gereksinimleri fark ettirilmeli. (Yetişkinler gereksinimi olan konularda eğitim almayı tercih ederler.) Engellilik konusunda küçük yaşlarda eğitimlerin düzenlenmesi (ailede, okulda) olumlu tutum geliştirilmesi açısından önemli. İşitme engelli bireylerle iletişimde, çeşitli iletişim tekniklerinden yararlanılması, bireye özgü tekniklerin tercih edilmesi önemlidir. Aile hekimlerinin, engelli bireylere yönelik sağlık eğitimi, rutin sağlık izlemleri, evde bakım hizmetlerinin yönlendirilmesi açısından girişimleri yürütme yetkisi ve görevi bulunmakta. Sağlık hizmetlerinden yararlanan engelli bireylerin bu hizmetlerin farkında olması ve bu hizmetleri talep etmesi için planlamalar yapılabilir. Engelli bireylerin, sağlık bakım hizmeti almada hakları konusunda farkındalıkları geliştirilebilir. Engelli bireylere hizmet alımında olumsuz durumlarla karşılaştıklarında nereye başvuracağı, neler yapabileceği konusunda eğitimler verilebilir. Engelli bireyler için sağlık eğitimine yönelik kolay anlaşılabilir,  engel türlerine göre farklılaştırılmış (Braille yazılmış ya da sesli, resimli) kurumu ve hizmeti tanıtıcı rehberler, web siteleri geliştirilebilir.

  1. SAĞLIK MEKANLARINA FİZİKSEL ENGELLER NEDENİYLE ULAŞAMAMAK:

Rampalar, asansörler, tuvaletler, görme engelliler için rehber çizgiler, sesli uyarılar, kabartma haritalar, kan alma gibi kalabalık mekanlarda bekleme, rapor alma sırasında bekleme açısından uygun olmayan alanlarda çeşitli sorunlar yaşanmaktadır.

Çözüm Önerileri: Küçük yaptırımlarla bu sorunlar çözülebilir. Fiziksel alanların düzenlenmesi gerçekleştirilebilir ancak diğer bireylerin bu düzenlemeleri uygun şekilde kullanmasıyla ilgili bilgilendirmeler yapılabilir. Engelli bireylerin hastane kapısına ulaşmasını kolaylaştıran tekerlekli sandalye kullanmayı kolaylaştıracak yollar yapılabilir. Engelli haklar sözleşmesinde makul düzenleme maddesi bulunmakta. Örneğin daha önceden yapılmış mekanlarda sonradan yapılabilecek düzenlemelerle sorunlar çözülebilir.

  1. SAĞLIK RAPORU YA DA ENGELLİ RAPORU ALMAKLA İLGİLİ ENGELLER

a-) Farklı hastanelerden farklı oranlarda rapor alınması

b-) Sürekli raporu olmasına rağmen farklı kurumlardan yenilenmesinin istenmesi

c-) Raporun nüfus bilgi sistemine kaydedilmesinin damgalıcı etkisi

Çözüm Önerisi: Raporlar ulusal veri bankasına aktarılacaktır. Böylelikle başka hastanelerden mükerrer rapor alınacağı zaman bu veri bankasından elde edilebilecektir. Mahremiyet açısından değerlendirilirse veri bankasındaki bilgiler kimler tarafından görülmektedir? Bu bilgiler maliye planlanması konusunda kullanılmaktadır. Sağlık bakanlığı ve SGK tarafından görülebilmektedir. Veri tabanında görülmesi ve tutulma süresiyle ilgili çalışmalar yapılabilir. Veri tabanına alınan her bilginin ileride ne gibi problemler çıkarabileceği tam olarak öngörülememektedir.

 

8-  ENGELLİ BİREYLERİN BİREBİR HİZMET ALAMAMASI: DESTEK PERSONEL EKSİKLİĞİ,

            Çözüm Önerileri: İşaret dili eğitimleri devam ediyor. Sağlık bakanlığında işaret dilini bilen personel sayısı artıyor. 2010/73-80 genelgeye göre polikliniklere engelli bireylere öncelik verilmesi, hostes personel çalıştırılması devam ediyor.  Hastanelerde yeterli sayıda taşıyıcı, refakatçi, hostes bulundurulması gereklidir. 

9- SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİNDEKİ ÖDEME BİÇİMLERİNİN DEĞİŞMESİ, BU DEĞİŞİMLERDEN HABERDAR OLUNMASI

10- MAHREMİYETE ÖNEM VERİLMEMESİ

11- SAĞLIKLI YAŞAM PROGRAMLARI: GELECEKTE KARŞILAŞILACAK EK SAĞLIK PROBLEMLERİYLE İLGİLİ YETERİNCE BİLGİLENDİRMENİN YAPILMASI,

 

 ADALET ALANINDA AYRIMCILIK

04.12.2013 ve 05. 12. 2013 tarihlerinde Dokuz Eylül Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Çalıştayda, Adalet Alanında Ayrımcılık konulu çalışma grubu DEÜ Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Koray Doğan moderatörlüğünde yürütülmüştür. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kulak Burun Boğaz AD ve İşitme Konuşma-Denge Ünitesi’nden uzman odyolog ve yüksek lisans öğrencileri, DEÜ Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, DEÜ Buca Eğitim Fakültesi öğrencileri ile engelli sivil toplum kuruluşu temsilcileri, engelli bireyler (ortopedik) ve ailelerinden avukatlar, psikolojik danışman ve rehberlik araştırma merkezinde psikolojik danışman yüksek lisans öğrencileri ve akademisyenler katılmışlardır. 6 başlık altında toplanan sorunlar ve çözümler aşağıda belirtildi:

SORUNLAR VE ÇÖZÜMLER

  1. ENGELLİ BİR BİREYİN SUÇ İŞLEMESİ HALİNDE;

Adalet mekanizması işleyişi sırasında sağlık sisteminden yararlanılarak, engelli bireyin sağlık durumu sağlık sisteminde yer alan uzmanlarca hazırlanan raporlarla ortaya konmaktadır. Uzmanlarca hazırlanan bu raporlar, kullanılan dil nedeniyle hakim ya da savcılarca yeterince anlaşılamamakta, bu durum engellerin durumunun sağlıklı olarak değerlendirilmesini engelleyebilmektedir.

Çözüm Önerisi: Adalet sisteminde engelli bireyin sadece mağdur sıfatı ile yer almadığı ve Türk Ceza Kanununda (TCK) tam akıl hastalığı ve yarım akıl hastalığı olan bireyler arasında farklılık olduğu söylendi. Davranışların sonuçlarını kestirebilme boyutuna göre bireyin aldığı cezaların çeşitleneceği belirtildi. Akıl hastalığının ne olduğu konusunda tanımlamalar yapıldı. Otizm hastalığının TCK’de yeterince tanımlandığı ve otizmli bireyin TCK içinde özel bir yerinin olması gerektiği vurgulandı. Kanunların uygulanamaması: Eğitim kurumlarında çocukluktan itibaren ve hukuk fakültelerinde hukukçuların kanunları inceleyerek sonuca varmaları kendi bireysel kanılarından ve yargılarından sıyrılması gerektiği söylendi. Yasada olan şekilde aynen uygulanması gerektiği vurgulandı. Hakimden hakime savcıdan savcıya değişme olmaması gerektiği belirtildi. Böylece objektiflik sorununun çözülmesi sorunu belirlendi.

Engellilerle ilgili davalarda hukuksal desteğin alınamaması: Engelli mevzuatları konusunda özelleşmiş hukuk müşavirlerinin yetiştirilmesi sorunun çözümünde önemli rol oynayabileceği belirtildi. Bu hukuk müşavirlerinin ücretlerinin sosyal devlet anlayışına uygun olarak devletçe karşılanması ve engelli bireylerin hukuksal sorunlarını çözmede bu müşavirlerin aktif görev alması önerildi. 

Adli Tıp dışında alınan raporların geçerliliği: Engelli sağlık kurulu raporlarının adli tıp açısından da kullanıma açılmasının, adli tıpta oluşabilecek hataların önüne geçilmesinde etkili olacağı önerildi.

  1. GEBELİKTE BEBEKTEKİ ENGELİN TESPİT EDİLEMEMESİ VE TESPİT EDİLDİĞİNDE DE YAPILACAK GİRİŞİMLER KONUSUNDA BELİRSİZLİKLER: Kürtajın yasallaşması tartışıldı.

Çözüm Önerisi: Kürtaj konusundaki yasal düzenleme ve sınırlandırma: Gebelikte anne karnındaki bebeğin engelli olduğunun bilinmesi durumunda, kürtaj hakkının tanınması ciddi anlamda etik sorunları beraberinde getirebileceği tartışıldı. 12 haftalık döneme kadar tanınan kürtaj hakkına dahil, istenmeyen bir gebeliğin bu sürede mümkün olduğu; ancak engellilik oluşturacak bir hastalığın tanısının 5. ayda konması, bu ayda kürtajın gerçekleştirilmemesi sonucu tartışıldı.

TCK YA DA MEVZUATLARDA KULLANILAN “SAĞIR”, “DİLSİZ” SÖZCÜKLERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ

Çözüm Önerileri: Bu sözcüklerin yerine kullanılan sözcükler de zaman içinde hakaret anlamında kullanıldığı, bu sözcükleri değiştirmek yerine, bu sözcükleri hakaret anlamında kullanan zihniyetle savaşmanın, daha kökten bir çözüm sağlayabileceği sorgulandı. Bunun için sosyal duyarlılığın artırılmasına yönelik medyatik çalışmaların yapılabileceği, ayrıca bu sözcükleri hakaret anlamında kullananlara karşı yürütülen hak arayışlarının desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

  1. ENGELLİLERDE CİNSEL İSTİSMAR

Çözüm Önerisi: İstismarın önlenmesi: İstismar olarak neyi kabul edeceğimiz sorgulandı.’Bir tokat attım altı üstü!’ gibi yapılan istismarların göz ardı edilmemesi gerektiği, ihmal ve istismar ölçülerinin belirlenmesi ve müdahale mekanizmasının daha işler hale getirilmesi gerektiği belirtildi. Sağlık ve eğitim hizmetlerinden mahrumiyetin önlenmesi, bazı ailelerin engelli olan çocuğunun bireysel hakları engelleniyor ise (bağlamak, kapatmak), bu durumda aileden çocuğun alındığı zaman nereye götüreceği tartışıldı. SHÇEK daha mı iyi, çözüm için daha iyi yerlerin kurulması gerektiği önerildi. Yalnızca alıp ayrı bir yere götürmek değil ailenin şartlarının da iyileştirilmesinin gerekli olduğu, aileye maddi yardım yapılabileceği, özel olarak engellilerin durumuna müdahale edecek bir yapının da olması gerektiği belirtildi.

Tecavüz durumlarının kurban, hamile kaldığında ortaya çıktığı belirtildi. Grup üyeleri engelli bireylerin kısırlaştırılması gibi bir çözüm yolunun etik olmadığını ve tecavüz suçunun ortaya çıkmasını zorlaştıracağı söylendi. Görme yetersizliği olan birey vakalarda teşhis için ses benzerliğinin yanıltıcı olabileceğini söyledi.

Mahkeme ve adli tıp sürecinde doku ve deri örneği alımı aşamalarında çok ciddi zorluklar olduğu söyleniyor. Mağdurun psikolojisi bozulduğu takdir cezanın arttığı ancak kurbanın psikolojik desteğe 2 yıl gibi bir süre sonra erişebildiği söylendi.

  1. CEZAEVLERİNİN İNSANİ ŞARTLARA VE ENGELLİLERE UYGUNLUĞU

Çözüm Önerisi: Tevkif süresince bireyin cezaevinde ayrımcılık yapılmadan aynı haklara sahip olması gerektiği savunuldu. Görme engelli bireyler için sesli kitap ihtiyacı karşılanabileceği önerisi sunuldu. İşitme engelliler için işaret dili tercümanı olması veya gardiyanlara eğitim verilmesi gerektiği öngörüldü. Fiziksel şartların düzenlenmesi gerektiği anlaşıldı. Cezaevinde kişisel gelişimleri için aktivitelerin olması. Başlangıç olarak durum belirlemesi ve yetersizliği bulunan hükümlülerin tespit edilmesi istatistiklerin çıkarılması gerektiği savunuldu. Engelli bireylerin eğitim içeriklerinde istismara karşı koymak için öğretim yapılmasının şart olduğu kararlaştırıldı. Kendini korumayı öğrenmesi gerektiği vurgulandı. Sağlık ve eğitim alanları ile işbirliği yapılması gerektiği belirtildi.

  1. SOSYAL HAKLARIN BİLİNCİNDE OLMAMAK (AYRIMCILIK KONUSUNDA)

Çözüm Önerisi: Bürokrasiden kaynaklanan uygulama problemlerinin çözülmesi gerektiği ve uygulamaları denetleyen bir mekanizma kurulmasının gerekliliği belirtildi. Şikayet mercii ve başvuru mercii olması gerektiği vurgulandı. Sağlık sektöründe örneklerin şikayet hattı ve geri bildirim mekanizmasının olduğu belirtildi. Bu konuda hakim ve savcıların etkili bir denetim mercii olduğu belirtildi. Ayrımcılığa yol açan yasal düzenlemelerin şikayetleri toplayan ve meclise sunabilen bir mercii, aile bakanlığı bünyesinde engelli haklarını koruma odaklı, hukukçular ve sosyal çalışma görevlilerinden oluşan bir birim/komisyon kurulması gerektiği sonucuna varıldı.

Hak arama: Engellilere temel hukuk ve kanun eğitimi verilmelidir. Engelli hakları ile ilgili çalışma yapacak avukatların finansal olarak desteklenmesi. Bütün hak ihlallerinde hak ihlalini gerçekleştiren memure yönelik rüc’u suretiyle memurlara ödetilmesi bireylerin kasıtlı/kasıtsız hatalarının önlenmesini kolaylaştıracaktır.